01 Kas 2013
Kasım 1, 2013

Dünya Hali – 1 kasım 2013

0 Yorum

sayfanın altındaki linkten programın kaydını dinleyebilirsiniz.


Av. Eyüp Sabri Canbolat ve Av. Bedrettin Canbolat’ın bugünkü yayınımızda cevapladığı sorular:

Not: Sorular gönderilme tarihine göre sıralanmışlardır. Sürenin yetmemesi nedeniyle cevaplanamayan sorular bir sonraki yayınımızda öncelikle cevaplanmak üzere sıraya konulacaktır.


-1-

Merhabalar;
Bir kavga olayı sonrası mahkemelik oldum. Ve gerçektende hiç suçum yoktu. neyse
Karakol ve savcılıkta verdiğim ifadenin aynısını mahkemede verdim fakat davalı olduğum kişinin elinde bıçak olduğunu da ekleyince hakim diğer ifadelerinde bu yoktu çelişkili ifade var dedi ve zapta geçti. Acaba ilk mahkemede bu bana eksi olarak yansır mı veya karşı tarafa da artı olarak yansır mı? Çünkü karşı taraf suçlamaları kabul etmiyor ve bıçak ele geçmedi.
Ayrıca şunu da belirteyim olay yerinde annem vardı ve annemde şahidimizin de davalı olduğum kişinin elinde bıçak gördüklerini tüm ifadelerinde belirtmişlerdi.
Şimdiden teşekkür ediyorum.


 

-2-

Slm 4 yıldır bir tekstil fabrikasında çalışıyordum işe başladıktan üç ay sonra bir kaza geçirdim yerde bulunan klima ızgaralarının altına fazla emiş yapıp içeriyi soğutmasın diye sac parçalar koymuşlardı. Bu da haliyle ızgaraların bir miktar yıkarı kalkıp ayağımıza takılmalarına sebep oluyordu defalarca kez yönetimi uyarmıştık bir gün bir pamuk kovası götürürken kova bu çıkıntıya çarptı ve birden durunca da sol ayağımı kovaya sertçe vurdum ve düşerek tekrar yere vurdum. O an bir şey anlamadım ama iki gün sonra ağrılarım artınca doktora gittim bana çekilen röntgen ve emardan sonra bileğimdeki kıkırdağın kırıldığını söylediler. Kaza tutanağı istediğimde de olduğu gün gelecektin dediler. 3 yıl geçti ve aynı işyerinde çalışmaya devam ettim 4 ay önce ağrılarım arttı doktora gittim ve ayağımdaki sorunun iğleşmeyip aksine ilerlediğini ameliyatsız zaten bu rahatsızlığın iyileşmesinin mümkün olmadığını söylediler. Ama ameliyatın da riskli olduğunu iyileşme ihtimalinin düşük olduğunu bu yüzden ayakta çalışmayı bırakıp oturarak çalışmam gereken bir iş bulmamı söylediler. Hangi doktora gittiysem hepsi aynısını söyledi ve ben de ağustosun 15’ine doktordan ayağımdaki sorunu anlatan bir rapor alarak iş yerine verdim ve sürekli ağrılarım olduğunu zaten içerde de topallayarak gezdiğimi gördüklerini, bu şartlar altında daha fazla bu şekilde devam edemeyeceğimi, 15 gün daha idare edip ay sonunda şartlar değişmediği takdirde işi bırakmak zorunda olduğumu söyledim. Benimle idari bölümden hiç ilgilenen olmadı. 15 gün içinde burada ayaktasın, gel bari şu bölümde çalış demediler. Ben de ayı doldurduğumda işi bıraktım ve hemen hemen iki ay geçmesine rağmen ve talep ettiğim halde tazminatımı vermediler. Sigortaya da bildirirken işten ayrılma sebebimin sağlık problemleri değil de diğer sebepler olarak bildirmişler.  Bu yüzden işsizlik maaşı da alamıyorum. Şimdi ben dava açıp haklarımı alabilir miyim? İş kazası tutanağı yok makinelerin arasında yalnız çalıştığımız için görgü tanığı yok. Olaydan ancak 3 gün sonra hastaneye gidebildim. Ama o ızgaraların halini videoya kaydettim ve iş kazası tazminatı için de dava açmak istiyorum ne yapmalıyım. Saygılarımla

  
-3-

Babamın evleri var o evlerinden birini benim üzerime vermek istiyor fakat 3 kardeşiz annem ve babam vefat ettikten sonra kardeşlerim benim adıma olan ev için dava açarlar mı kardeşlerime de daireler kalacak onların durumu benden daha iyi babam bana dubleksi vermek istiyor mirasta saklı pay olduğunu duydum ltf beni bu konu üzerinde aydınlatırsanız memnun olurum. Saygılarımı arz ederim.


-4-

Selam. Benim sormak istediğim, ben bir şirkete samimiyetten dolayı hatır senedi verdim. Bu şirket senedin arkasını cirolayıp ziraat bankasına teminat olarak vermiş ve karşılığında kredi kullanmış. Şimdi şirket battı büyük olasılıkla senet protesto olacak senet protesto olduğunda Ziraat Bankası beni icraya vere bilir mi? Ya da protesto olup yalnızca sicilimde mi gözükür? Bilgi verirseniz çok sevinirim teşekkür ederim

  

-5-

İyi çalışmalar. iki kardeş A ve B yurt dışında çalışırken tüm birikimleri ile 1977 yılında kendi adlarına bir arsa alması için, yurt dışından malulen emekli olup Türkiye’de bulunan babalarına para gönderiyor, baba da bir arsa alarak, A ve B kardeşler adına arsaya tüm inşaat giderleri A ve B tarafından karşılanacak diye müteahhitle aralarında bir sözleşme yaparak sözleşmenin son maddesine ekliyor.1989 yılında 5 katlı bir bina yapıyor. İnşaat bitiminde A ve B den alacak kalmamıştır diye de bir tutanak düzenleniyor.1989 yılı içersinde bina biter bitmez baba ölüyor. Taşınmaz şu an tapu da  arsa olarak baba adına kayıtlı. Muris baba iki evlilik yapmış olup yurt dışından para gönderen A ve B ikinci eştendir. Babanın ilk eşinden olma bir kızı var bu kız da ölü olup bunun çocukları şimdi biz annemizin hissedarı olarak hisse isteriz diyerek izalei şuyu davası açtılar. Babanın yurt dışında kaldığı sürede bu giderleri karşılayacak bir kazancı olmadığı yönünde yurtdışında çalıştığı günlerin dokumanı çıkartıldı. 1989 dan bu güne kadar karşı tarafın niza konusu olmamıştır. Bu durum karşısında bizim nasıl bir dava açmamız gerekir. Mülkiyetin tespitini istesek arsa da bu iki kişi tarafından alınma olup her ikisinin tespitini de isteyebilir miyiz? Ya da muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil açabilir miyiz? İnançlı işleme dayalı tapu iptal istesek şahit dışında yazılı bir belge yok elimizde.  Artı, zamanaşımı söz konusu. Tüm araştırmalarımda mirasçıların birbirlerine attığı kazık var. Nedense murisin attığı kazıktan bahseden bir karar yok. Cevabınız için teşekkür ederim.

    
-6-

2008 yılı haziran ayında bir üniversite 4b’li personel alım ilanı verdi. Eşim başvuru yaptı. Atanmaya hak kazandı şeklinde web sitesinde adı yayınlandı. Evraklarını tamamladı ve üniversiteye teslim etti. Biz sizi daha sonra çağıracağız dediler.  Derken döner sermayelerinde para olmadığı gerekçesiyle 3 yıl beklettiler.  Maddi durumumuz o zaman yeterli olmadığı için dava açamadık. 2012 yılında Erzurum idare mahkemesine açtığımız dava sonucu 2013 Mart ayında işe başlatıldı. Fakat 2012 de 4b li sözleşmeli memurlar kadroya geçirilmişti. Yani 4b li olarak başlatıldı eşim işe. 2013 Temmuzda tekrar 4b liler kadroya geçirildi eşim de yararlandı ve şimdi 657’ye tabi sağlık teknikeri oldu. Ancak yeni kadro yasasıyla 5 yıl diğer kurumlara nakil yasağı getirildi. Biz başka bir üniversitede tüp bebek tedavisi görüyorduk. Şimdi bulunduğumuz yerde tedavi görebileceğimiz bir yer yok. Tekrar tedavi gördüğümüz üniversitenin bulunduğu şehre dönmek istiyoruz. Ancak 5 yıl nakil yasağımız var.

Ben şunu öğrenmek istiyorum üniversiteye dava açsak geri dönebilir miyiz? Geçmişe yönelik hak talep edebilir miyiz? Yahut dilekçe versek reddedilirse, ki kuvvetle muhtemel, dava açabilir miyiz? Açsak kazanma ihtimalimiz nedir? Eğer bize muvafakat vermezlerse geçmişe yönelik maddi hak talep edebilir miyiz?  Teşekkürler.


-7-


Öncelikle iyi günler.  Biz 11 kardeşiz babam 25 yıl önce bir arazi vermişti ben meyve ağaçları falan ektim geçen yılda diğer kardeşlerime paylarını dağıttı. Yalnız hiç kimse tapusunu almamıştı. Bana verdiği arazi toplamda 8 dönüm yalnız bana 4 dönümünü vermişti.  Diğer 4 dönümünü de kız kardeşime vermişti. Yalnız tapuda 8 dönüm tek tapu gözüküyor.  Kız kardeşim geçen yıl 8 dönümün tamamını benden habersiz babamla anlaşarak eşinin yakının üzerine aldı. Yani bana verilen yeri de o yakının üzerine almış. Babam hayatta. Benim nasıl bir dava açmam lazım.



Yayını dinleyin:

 Programın tamamını dinle: Süre 50′

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>